İflas erteleme alan firmalar kurtuluyor.

İflas erteleme alan firmalar kurtuluyor.

Ticaretle uğraşan birçok iş adamı iflasa sürüklediğini kabul etmek istemez. Bu durumdan kaynaklı da genellikle Kobiler için sonuçlar vahim durumlara ulaşabiliyor. Firma sahipleri, KOBİ patronları, firmasının sıkıntıya düşmesi ile itibarını korumak ve işletmesinin devamlılığını sağlayabilmek ve icralar ile karşı karşıya gelmemek için, piyasaya olan borçlarını ödeyebilme çabaları ile gereksiz daha fazla borçlanma içerisine giriyorlar. Hatta

Ticaretle uğraşan birçok iş adamı iflasa sürüklediğini kabul etmek istemez. Bu durumdan kaynaklı da genellikle Kobiler için sonuçlar vahim durumlara ulaşabiliyor. Firma sahipleri, KOBİ patronları, firmasının sıkıntıya düşmesi ile itibarını korumak ve işletmesinin devamlılığını sağlayabilmek ve icralar ile karşı karşıya gelmemek için, piyasaya olan borçlarını ödeyebilme çabaları ile gereksiz daha fazla borçlanma içerisine giriyorlar. Hatta bazı durumlarda gereksiz borçlanmanın yanı sıra var olan yatırımlarını para çevirip ayakta durmaya direniyorlarsa da bu düşünce ile işler içinden çıkılmaz hale gelebiliyor.

KOBİ’lerin büyük çoğunluğunun iflas erteleme kurumunun varlığından haberleri yok. İflas ertelemeye başvurmada geç kalan firmalara neden geç kaldıklarını sorduğumuzda “böyle bir şey olduğunu bilmiyorduk” cevabını aldık. 

İFLAS ERTELEME %80 KURTULUŞ OLABİLİR.

Her ne kadar iflas erteleme alan firmaların %20 sinin düze çıktığı söylense de gerçekte %80’ninde Kobi patronlarının kurutulduğu görülmüştür.

BORCA BATIKLIK VE GEÇ KALMA

Mali sıkıntıya giren firmaların en büyük korkusu; başlangıçta itibarlarını kaybetmek ve sonuç olarak mevcut piyasa ve banka-finans kurumlarının kredilerinden yoksun kalmaktır. Firmalar bu dönemde çeklerini ödemek için büyük bir gayret içerisine girerler, mali sıkıntıda olan firmaların banka-finans kurumlarında ki kredileri limitlere dayandığı için bu kaynaklardan nakit para temin etmeleri zorlaşır, giderek imkânsız hale gelir. Firmalar bu dönemde çeklerini ödeyebilmek için pahalı, hatta aşırı pahalı kaynaklardan nakit para temin etmek zorunda kalırlar ve böylece firmaların giderek nakit dengeleri daha da bozulur ve sonuçta korktukları başlarına gelir. Çeklerini ödeyemez duruma düşerler…

Oysa bu durumdaki firmalara TTK ve İİK doğru yolu göstermiştir. Kanun şöyle diyor;

“Sermaye şirketinin mevcutları, borçlarını karşılamıyorsa şirket borca batıktır”

 Borca batık firmalara hukuk çözüm yolu göstermektedir. Firmalar kurtulma ihtimalleri varsa bir proje hazırlayıp, pratikte buna iyileştirme projesi diyoruz, Ticaret Mahkemesinden iflasın ertelenmesini isteyebilirler.

İşte firmalar mali sıkıntıya girdikleri gün rayiç değerlere göre bir bilanço çıkararak yukardaki kurala göre borca batık olup olmadıklarını tespit edip, kanunda belirtildiği gibi iflas erteleme talebi ile ticaret mahkemesine gitmiş olsalar daha davanın başlangıcında mahkemenin vereceği ihtiyat-i tedbir kararı ile çeklerin yazılmasını durdurabilecekler, icra takipleri hacizler duracaktır.

Oysa firmalar bunu yapmayarak itibar kurtarma kaygısı ile sonuçsuz bir mücadelenin içerisine girmekteler, yukarda belirttiğimiz gibi pahalı kaynaklardan nakit para temin ederek açıklarını daha da büyütmekte ve sonuçta itibarlarını kaybettikleri gibi, daha da beteri bu kez haciz tehdidi altına girmektedirler. Pratikte gördüğümüz şudur; Firmaların büyük çoğunluğu çekleri yazıldıktan sonra, hatta hacizler başladıktan sonra çözüm aramaya başlamaktadırlar.

İFLAS ERTELEMEDE GECİKMENİN SAKINCALARI

Firmaların yapması gereken nakit akışları bozulduğunda, mali sıkıntılar baş gösterdiğinde oturup hesaba kitaba bakmak olmalıdır. Yapılacak hesaplamalarda firmanın mevcutları borçlarını karşılamıyorsa firma yöneticilerinin acil olarak alması gereken kararlar şunlardır;

Firma ortaklarının firmaya yeni sermaye koyarak dar boğazı aşmak, yani sermaye artırımına gitmek,

Bu yapılamıyorsa iflas erteleme davası için hızlı bir şekilde hazırlık yapmak.

AMAN KİMSELER DUYMASIN!

Ödeme güçlüğüne düşen firmalar gerçekçi olma yerine; ilk başvurdukları yol mali sıkıntılarını gizlemektir. Oysa piyasa deneyimleri göstermiştir ki borçları varlıklarını geçen firmaların ezici çoğunluğu, eğer firmaya sermaye artışı yaparak yeni sermaye koymamışlarsa dar boğazdan çıkamamaktalar eninde sonunda batmaktalar.

Bu durumda yapılması gereken hukukçularla ve mali müşavirlerle, kısaca işin uzmanı bir ofisle temasa geçmek, iflası ertelemesi veya konkordato için yardım istemektir. 

ZARARIN NERESİNDEN DÖNERSEN KARDIR!

Bu atasözü İİK’daki borca batık firmalar ( varlıkları borçlarını karşılamayan) için geçerli bir atasözüdür. Önce çeklerini yazdırmamak için gayret göstermek, bunun için yüksek maliyetlerle nakit para sağlamak işler çıkmaza girince de bu kez büyük bir hayal kırıklığı ile karşı karşıya kalmak Türkiye’de zor duruma giren firmaların birçoğunun ortak hikâyesidir.  Oysa hesap gayet açık. Varlıkların borçlarını karşılamıyorsa ya sermaye artışına gideceksin ya da hukuki çözüm arayacaksın. U durumda günümüzdeki uygulamalarda popüler olan çözüm yolu “İflas Erteleme”dir.

İFLAS ERTELEMEDE UZMANLAŞAN BÜROLAR

İflas erteleme bazı ofisler için ciddi bir iş alanı haline gelmiş bulunmaktadır. İflasın ertelenmesi davaları oldukça yüksek maliyetlidir. Harçlar, kayyum ve bilirkişi ücretleri vs. 20.000 ile 40.000 arası değişmektedir.  İflas ertelemede ün yapmış ofislerin ücretleri ise 75.000 TL’den başlamakta ve 150.000 TL’ye kadar çıkabilmektedir.

İflas erteleme davalarında Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler, Yeminli Mali Müşavirler önemli bir role sahip. Ancak bu iki mesleğin yanında birincil görev hukukçulara düşüyor.

İFLAS ERTELEME ALAN FİRMALAR

Son dönemde iflas erteleme davası açan firmalar arasında 2012 yılının aralık ayında Kadıköy Ticaret Mahkemesinde iflas erteleme davası açıp ihtiyati tedbir kararı ala DAT Telekomünikasyon, 2013 yılının şubat ayında Avrupa yakasında Bakırköy Asliye Ticaret mahkemesinde iflas erteleme davası açıp ihtiyati tedbir kararı alan FGS taşımacılık yetkilileri ile yaptığımız söyleşilerde firma yöneticileri niçin geç kaldınız sorusuna şöyle cevap verdiler;

“böyle bir davadan haberimiz yoktu. İnternet ortamında araştırma yaparken KOSİAD diye bir derneğin ve KOSİAD derneğinin sözcülüğünü yapan Hukukçu Rahmi Ofluoğlu’nun açıklamalarına ulaştık. Böylece bir kurtuluş yolumuzun olabileceğini öğrendik.

Kobiden Haberler
ADMINISTRATOR
PROFILE

Diğer Yazılarımız